Geriş Tepesi Manastır

audio-01-01

İnebolu’nun Zirvesindeki Sessiz Tanık: Doğa, Tarih ve Hafıza Ekseninde Geriş Tepesi

İnebolu kent merkezinin sadece 5 kilometre güneyinde, deniz seviyesinden 495 metre yüksekte yer alan Geriş Tepesi, ziyaretçilerine yalnızca görsel bir şölen değil, aynı zamanda derin bir tarihi yüzleşme sunuyor. Yeşilin ve mavinin kucaklaştığı bu hakim tepe, kentin çok kültürlü geçmişinden Milli Mücadele’nin en kritik günlerine kadar uzanan sarsıcı bir hikayeyi barındırıyor.

Yeşilin ve Mavinin Kesişiminde Bir Doğa Rotası

Geriş Tepesi, kentin gürültüsünden uzaklaşıp doğayla bütünleşmek isteyenler için harika bir trekking (doğa yürüyüşü) rotasıdır. Tepeye doğru atılan her adımda, onlarca farklı kır çiçeğinin kokusu ve kuş cıvıltıları size eşlik eder. Zirveye ulaştığınızda ise usta bir ressamın fırçasından çıkmışçasına kusursuz bir tabloyla karşılaşırsınız: Bir yanda ormanın yeşil denizi, diğer yanda Karadeniz’in sonsuz maviliği… Burada tertemiz havayı ve bol oksijeni içinize çekerken, kentin panoramik manzarasına karşı anı yaşamanın tadını çıkarabilirsiniz.

Manastır Kalıntıları ve Görkemli Panayırlar

Geriş Tepesi’nin geçmişine doğru bir yolculuğa çıktığımızda, geçmiş dönemlerde bölgede yaşayan Rum halkı için buranın ne denli özel bir inanç merkezi olduğunu görüyoruz. Tepede yer alan Rum Ortodoks manastırının kalıntıları, yapının geçmişteki varlığının sessiz tanıkları olarak karşımıza çıkıyor.

Tarihi anlatılara göre, bu bölge sadece dini bir merkez değil, aynı zamanda canlı bir sosyal alandı. Her yıl 15 Ağustos’ta burada farklı bölgelerden gelen Rumların da katıldığı büyük bir panayır kurulur, şenlikler yapılırdı.

Milli Mücadele’nin Karşısında Bir Karargâh

Geriş Tepesi’nin hikayesini asıl çarpıcı kılan unsur ise Milli Mücadele yıllarında üstlendiği karanlık roldür. Türk milletinin var oluş mücadelesi verdiği o kritik dönemde, bu manastır Pontus Rum Cemiyeti tarafından bir harekat ve koordinasyon merkezi olarak kullanılmıştır.

Anadolu’nun işgalden kurtuluşunda can damarı olan lojistik hattın başlangıç noktası İnebolu iken, hemen tepesindeki bu manastırda organize olan Rum Çeteleri, işgal güçleriyle işbirliği yapmış, stratejik bilgileri sızdırmış ve Müslüman halka zulmetmiştir. Bu merkez, Anadolu’da Milli Mücadele karşısında örgütlenen, köyleri basıp katliam yapan, cephane nakil kollarına saldıran Rum Çetelerini yönlendiren önemli Pontus merkezlerinden birisi olmuştur.

Bu nedenle Geriş Tepesi, Milli Mücadele tarihimizin görünmeyen cephelerinden birini anlamak ve bu şanlı direnişin zorluklarını kavramak açısından güçlü bir şekilde anlatılması gereken tarihi bir mekandır.

Kültürel Mirasa Sahip Çıkmak

Bugün bu tarihi ve doğal zenginliğin karşısında iç burkan bir manzara yer alıyor. Geriş Tepesi, maalesef oldukça bakımsız bir durumda. Ziyaretçilerin bıraktığı çöpler alanın doğal güzelliğine gölge düşürürken, eşsiz tarihi kalıntılar dikenler ve çalıların arasında kaybolmaya yüz tutmuş vaziyette.

İnebolu’nun adeta bir açık hava müzesi potansiyeline sahip olduğu düşünüldüğünde, kentin kültürel ve tarihi turizm rotası içerisinde Geriş Tepesi’nin de hak ettiği değeri bulması şarttır. Bu önemli alanın yetkililer ve gönüllüler tarafından bir an önce temizlenerek rehabilite edilmesi, hem tarihe olan vefa borcumuz hem de sürdürülebilir bir turizm vizyonunun gereğidir.

Geriş Tepesi; doğanın kalbinde huzur bulmak, geçmişin izlerini sürmek ve Milli Mücadele’nin ruhunu hissetmek isteyen herkesi keşfe bekliyor. Ancak her şeyden önce, kendi hikayesini anlatabilmek için ona uzanacak bir yardım elini bekliyor.

PAYLAŞ

Henüz yorum yok. Bir tane yazan ilk kişi siz olun.