Geçmişin Un Fabrikası Hikayesini Anlatacağı Günü Bekliyor
Değirmen Sokağı’ndan aşağıya doğru süzülürken, sadece taş duvarları kalmış o hüzünlü yapının hemen ilerisinde, zamana hala meydan okuyan bir başka tanık sizi karşılar. Burası, döneminin teknolojisi ve kapasitesiyle sıradan bir değirmen değil, adeta İnebolu’nun “Un Fabrikası” olarak anılan çift taşlı değirmenidir.
Dışarıdan bakıldığında ilginç mimarisi ile dimdik ayakta duran bu yapının duvarlarında, bir zamanlar kanaldan gelen güçlü su sesi ve arasına aldığı tahılı ezen taşların tıkırtısı yankılanırdı.
Bugün kapısından içeri baktığınızda, bir mağazanın deposu olarak sessizce yaşamaya devam ettiğini görebilirsiniz. Ancak o duvarlar, bir depodan çok daha fazlasını, tanıklık ettiği yılların hikayesini saklar. Yapısal bütünlüğünü koruyarak bugüne ulaşabilmiş olması, onun için henüz her şeyin bitmediğinin önemli bir işaretidir.
Geleceğe Dair Bir Umut
Bu tarihi yapı, üzerindeki tozun silineceği ve geçmişin hikayelerini güçlü bir şekilde anlatabileceği bir kimliğe kavuşacağı günü heyecanla bekliyor.
Bir depo olmaktan çıkıp; taşların hikayesini, suyun gücünü ve İnebolu’nun üretim kültürünü ziyaretçilerine fısıldayacağı bir turizm destinasyonuna dönüşeceği o an, sadece bu bina için değil, İnebolu turizmi için de bir dönüm noktası olacaktır.
Şimdilik sessiz olabilir; ama kulak verirseniz, o çift taşın dönmeye hazır bekleyen sabırsız tıkırtılarını duyabilirsiniz.